25 Ocak 2022 Salı

Devamlı Hazreti Peygamber’in yanında bulunup onun yazışmalarını yapan Hanzale bin Rebî’yi dinliyoruz:

 Devamlı Hazreti Peygamber’in yanında bulunup onun yazışmalarını yapan Hanzale bin Rebî’yi dinliyoruz:

“Bir gün evimde çoluk çocuğumla vakit geçirirken dank etti kafama. Acaba ben nefsime uyup dünyaya mı dalmıştım? Şu anda onun yanındayken aldığım manevi hazlardan hiçbir eser yoktu üzerimde? Onun yanında Allah’ın adamı, evimdeyken dünya adamı. Olacak şey değildi! Düşündüm: Yoksa şimdi ben münafık mı olmuştum? İman, eksilip artan bir şey olamazdı. Hissettiğim bu samimiyetsizlikle evde duramadım. Çoluk çocuk bir tarafa, kendimi dar attım dışarı. Hâlimi Allah Resûlü’ne arz edecektim.
Yolda Hazreti Ebûbekir’le karşılaştım. Hâlimin hâl olmadığını anladı: ‘Neyin var Hanzale?’ Kaygıyla dedim: ‘Sanırım ben münafık oldum. İkiyüzlü olmak bana dehşet veriyor.’ Dedi: ‘Sen ne diyorsun Hanzale?’ ‘Efendimizin huzurunda sanki dünyada değilmişim gibi oluyorum. Onun söylediklerinden başka bir şey düşünemiyorum. Kendimi ahiret adamı gibi hissediyorum. Ama huzurdan ayrılıp eve gelince, çoluğumla çocuğumla bir aradayken bana bir hâller oluyor, dünyaya karışıp başka bir adam oluyorum.’
‘Ama bu hepimiz için geçerli,’ dedi Hazreti Ebûbekir. Cevaptan tatmin olmadım. Hazreti Peygamber’in huzuruna vardık: Sordum: ‘Ey Allah’ın Resûlü, senin yanındayken bir türlüyüm, değilken başka türlüyüm. Seninleyken ahirete, senden uzaktayken dünyaya yakınım. Neden böyleyim?’ Efendimiz dedi: ‘Sen kendi başına kaldığında Rabbinin seni görmekte olduğunu unutuyor musun?’
‘Unutmuyorum,’ dedim. ‘Allah’ı; gizli açık her hâlimde, beni gören ve işiten olarak her zaman yanımda hissediyorum.’ Bu cevabım üzerine bana ve yanındakilere şöyle seslendi Efendimiz: ‘Öyleyse içinde bulunduğunuz bu hâl nifak değildir. Eğer siz benim yanımda olduğunuz zamanlardaki hâl içinde devamlı kalabilseydiniz; melekler gelip yollarda sizinle el sıkışır, sizi evinizde ziyaret ederlerdi. Eğer siz dünyaya hiç bulaşmasaydınız, hiç hata işlemeseydiniz; Allah sizi alır, kendilerini affetmek için; hata eden, pişmanlık duyan ve merhametine sığınan başkalarını dünyaya getirdi. Bu böyledir, insanın bir hâli diğerine uymuyor.'"



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder