“Dünyâ hayâtı azdan daha azdır. Ona âşık olan, alçakların alçağıdır. O sihriyle bir topluluğu sağır ve kör eder. Böylece onlar ortalıkta şaşkın ve delîlsiz ortalıkta kalırlar.”
Bir Hafıza Umut Olmak Dünyanın her yerinde, eğitim tohumları ekiyoruz. Büyüsün,filizlensin, gölges
- Ana Sayfa
- Kabe'nin yapılışında ki taşlar
- mustafaulas2148
- sohbet defterim
- Ehl-i Sünnet Hanefi
- AHMET TOMOR HOCAEFENDİ sohbetleri
- takva
- Sayfa ve guruptaki tüm bilgiler bilgi amaçlıdır araştırın doktorunuza danışmadan kullanmayın uyarılarıda okuyun saygılar
- Dini Soru ve Cevaplar
- ihyaforum
- Ehl-i Sünnet Hanefi
- “Asıl olan söz dili değil, hal dilidir, konuşmaktan çok yaşamaktır. İnandığı gibi anlatmaktan ziyade inandığı gibi yaşamaktır…
- Kalplerin Anahtari
- faydalı bilgiler.
- Arifler Eğitim Ve Kültüre Yardım Derneği
- Kur’an-ı Kerim Okumayı Öğreniyorum: Elif Cüzü
- Bir Hafıza Umut Olmak Dünyanın her yerinde, eğitim tohumları ekiyoruz. Büyüsün,filizlensin, gölgesinde insanları serinletsin diye. Sizler de bir hafızın giderlerine sponsor olabilir, eğitime destekte bulunabilirsiniz.
- Muhtasar İlmi̇hal
- nasihat 1
- nasihat 2
- evininzde Kur’an-ı Kerim Okumayı Öğrenin
- Farz-ı ayn
- Davudi Sesler 1
- derin tahkik
- tomorhoca
- nasihat 3
- nasihat 4
- Gönüllere
- Gönüllere Yolculuk
- Takva
- FAZİLET TAKVİMİ
- "Kişi sevdiği ile beraberdir."
- HADİS➖SÜNNET
- Eğer ahiret olmasa dünya yalan olur
10 Şubat 2022 Perşembe
SULTAN 2. ABDÜLHAMİD HAN HZ. (VEFAT YILDÖNÜMÜ) Bismarck'ın "Dünyadaki 100 gram aklın 90 gramı Abdulhamid Han'da, 5 gramı bende, 5 gramı da diğer siyasilerdedir!" Diyerek şanını kabul ettiği Büyük sultan, sizi rahmet ile yâd eder Cennet'de Makâmının âlî olmasını Allah'dan niyaz ederim. Bazı özelliklerinden; Sultan İkinci Abdülhamid Han, pek erken uyanır, boy abdestini alırdı. Sabah namazını edâ eder, Kur’ân-ı Kerîm ve evrâdını okuduktan sonra işe başlardı. Sonra kahvaltı edip, kahvesini içer ve bir gün evvel gelen veya gece gelip acil cevaplanması gereken evrakı okumaya ve incelemeye koyulurdu. Harem bahçesi kapısının açılmasını emreder, padişahın hizmetinde olan vazifeliler, padişahın dairesine gidip-gelmeye başlardı. Her gün Avrupa’dan gelen gazeteleri dikkatle okur, takip edeceği husûsları ayırır, dikkatini çeken makaleleri tercüme ettirirdi. Yerli gazeteleri de gözden kaçırmazdı. Kısacası, günün her dakikası bir işle meşgul olurdu. Savaş veya başka bir dert ortaya çıkarsa, gece sabahlara kadar uyumaz ve işi takip edenleri de uyutmazdı. İstirahat zamanı; yemek vakitleri ve biraz kaylule (öğlen uykusu) ile namaz araları idi. Sultan Abdülhamid Han, yemeklerini erken yerdi. Gıdası bol ve sağlıklı yemekler yerdi. Merhum Hakan, hayâ sahibi olduğu için kimsenin yanında çoraplarını dahi çıkarmamıştır. Bu sebeple ayaklarının bile görülmemiş olduğu, senelerce husûsî hizmetinde bulunanlardan nakledilmiştir. Sultan Abdülhamid Han, okumayı hiçbir zaman terk etmemiştir. Cömertti, ihsan ve hediyeleri boldu. Ecnebi devlet adamlarına verdiği kıymetli hediyeler ile birçok memleketi kurtarmıştı. Aleyhinde bulunanlara, rütbe, nişan, para ihsan ederek onların isyanlarını yatıştırır ve insanları kendisine çekerdi. Fakirlere para, zayıflara ve hastalara doktor göndermek gibi iyiliklerle onları sevindirirdi. Mekteplere ve medreselere nakdî yardımda bulunmak âdetiydi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder