Varoluş, (mutlak) bir’den değil, tek’ten (birimin birliğinden) meydana gelir.
Muhyiddîn İbn-î Arabî, Fütûhât-ı Mekkiyye, c. 2, s. 32.
Allah Teâlâ, Zât’ı itibariyle mutlak vücûd sahibidir. Hakîkatte sadece O’nun Zât’ı mevcuttur ve Onunla hiçbir şeyin varlığından söz edilemez. Yani O’nun vücûdunun yanında O’ndan ayrı bir vücûd sahibi varlıktan söz edilemez. Bu muhaldir! Allah Teâlâ’dan gayrı her ne var ise hepsi yaratılmış birer varlıktır. Tüm yaratılmış varlıklar yani tüm âlemler ve bu âlemlere mahsus yaratılan tüm varlıklar hakîkatte Allah Teâlâ’nın ilminde yaratılmış olan ilmî suretlerdir. Bu hakîkati dile getiren ehlullah “Âlemler hayâlden ibarettir.” demişlerdir. “Varlık vücûd kokusu asla almamıştır.” demişlerdir. Allah Teâlâ tüm bu âlemi yaratmayı (yaratma derken halk etme manasında kullanmaktayım) murâd ettiğinde “Kün/Ol” emri ile her ne murâd etti ise açığa çıkmıştır. Yaratmanın şekli ve mertebeleri ayrı bir konu olduğu için şimdilik bu konuya girmiyoruz ve biz anlatmak istediğimiz konuya dönelim. İlk yaratılan şey “Hakîkat-i Muhammediye”dir. Âlemde her ne varsa bu Hakîkat-i Muhammediye’den yaratılmıştır. İlk yaratılan olan bu Hakîkat-i Muhammediye âlemde yaratılmış her şeyin yaratılış vesilesidir. Varlığın başlangıcını araştıran ister akılcı olsun ister muhakkik varacağı ilk başlangıç noktasında ancak Hakîkat-ı Muhammediye’yi görür ve onun ötesine geçemez. Onun ötesi bu ilk yaratılan cevher olan Hakîkat-ı Muhammediye’yi yaratan mutlak vücûd sahibi Allah Teâlâ’dır. İdrâkler oraya ulaşamaz. O’nun idrâk edilemeyeceğini idrâk etmek varılabilen son noktadır. Bu mânâda Allah Teâlâ’yı bilmek ise mevcut akıl ile değil kalp ile oluşabilecek bir idrâktir. Bu idrâk ise kesbî (kazanım) olmayıp vehbî (Allah Teâlâ tarafından verilen)’dir. Allah Teâlâ, kendisini bilmek isteyenlere “İhlâs Sûresi” ile hitap etmiştir. Buradaki hakîkati idrak eden kimse şunu bilir ki; Allah Teâlâ mutlak vücûd sahibidir. Her şeyde O’nun ruhundan vardır ve hiçbir şey O değildir. Var olan her şey O’nun mutlak Zât’ından değil ilk var ettiği “tek”ten yani Hakîkat-i Muhammediye’den yaratılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder