2 Kasım 2021 Salı

TOLSTOY'un "Insan ne ile Yaşar" adlı kitabında,çiftçi Pahom'un hazin ve İbretlik öyküsü yer alır. ~ Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom,daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde,

  TOLSTOY'un "Insan ne ile Yaşar" adlı kitabında,çiftçi Pahom'un hazin ve İbretlik öyküsü yer alır.

~ Sıradan kendi halinde bir çiftçi olan Pahom,daha zengin bir hayatın hayalini kurmaktadır. Uzak bir yerlerde,
~ Cömert bir Reis'in karşılıksız toprak verdiğini duyunca daha çok toprak elde etmek için Reis'e gidip talebini iletir. Gerçektende Reis herkese istediği kadar toprak veren cömert biridir. Pahom'a ~"Sabah güneşin doğuşundan batışına kadar katettiğin bütün yerler senin fakat güneş batmadan yeniden başladığın yere dönmen lazım" der. Yoksa bütün hakkını kaybedersin !
~ Pahom güneşin doğuşu ile beraber başlar yürümeye. Tarlalar, Bağlar, Bahçeler geçer tam geri dönecekken gördüğü sulak bir araziyi de es geçemez. Şu Bağ bu Bahçe derken bakar ki güneşin batmasına az kalmış. Koşar, koşar, ama kesilir takatı. Halsiz adımlarla yürümeye devam ederken, Pahom'un burnundan kan'lar damlamaya başlar. Tam başladığı noktaya yaklaşmışken, bir an yığılır yere bir daha da kalkamaz...
~ Reis olanları izlemektedir. Çok kereler şahit olduğu olay yeniden vuku bulmuştur. Adamlarına bir mezar kazdırır. Pahom'u bu mezara gömerler.
~ Reis Pahom'un mezarı başında durur şöyle der : " Bir insana işte bu kadar Toprak yeter ! ".....
~ Bilin ki dünya hayatı ancak bir oyun, bir eğlence, bir süs aranızda karşılıklı birövünme, çok mal ve evlat olma yarışından ibarettir. (Nihayet hepsi yok olur gider) tıpkı şöyle: bir yağmur ki bitirdiği bitki çiftçilerin hoşuna gider. Sonra kurumaya yüz tutar da sen onu sararmış olarak görürsün. Sonra da çer çöp olur. Ahirette ise (Dünyadaki amele göre) ya çetin bir azap veya ALLAH'ın Mağfiret ve rızası vardır. Dünya hayatı aldanış Metaından başka bir şey değildir. ( Hadid Suresi 20 )..,
Mütemadiyen biriktirmek istiyoruz.
Yiyemeyeceğimiz kadar erzak,
Giyemeyeceğimiz kadar kıyafet,
Kullanamayacağımız kadar eşya,
Oturamayacağımız kadar ev....
Bazı insanların 15-20 yıl boyunca ödemek kaydıyla Faizli banka kredisi çekmesi neyin alametidir ...
Bazen insan ömründen daha fazla borç biriktirir. Bazen de elinde olan ama fark etmediği nimetleri hoyratça harcar durur. Ve insan yaşlandıkça besler gençleştirir arzularını. Biriktirdikçe hayata olan bağlarını artırır, öyle bağlanır ki hayata, bir gün bu diyardan göçüp gideceği fikri zamanla yitip gider aklından...
Tüketmeye de çok meraklıdır insan. Biriktirdiği paranın, eşyanın, malın mülkün yanında zaman tüketir, söz tüketir ....
Sofraya koyabileceğimiz bir bardak çayın, zeytine, ekmeğe ulaşabilmenin bir zenginlik olduğunu ne zaman farkedeceğiz? Doldurabildiği bir cüzdanı olmasa da bir evi muhabbetle, kanaatle, dolduran bir kadının akşamları evine gelen, ekmek getiren, eline sağlık diyen bir erkeğin, iman dolu bir yüreğin zenginlik olduğunu ne zaman anlayacağız?..
Gören bir gözü, tutan bir eli, yürüyen bir ayağı satın alamayacak ve kaybedince tekrar sahip olamayacak kadar fakiriz hepimiz....
Aldığı maaşı yetiremeyenlere, modayı takip edemeyenlere, evini beğenmeyenlere, mekanı dar bulanlara, daha çok para için, hesabı daha fazla kabartmak için çırpınanlara da yeter toprağın altı. İhtiraslarımız, bitip tükenmeyen arzularımız için, az bir toprağa ihtiyacımız var sadece.
Ha gayret menzile az kaldı....


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder