11s
Sadece ben ile paylaşılıyor
18. Asır Osmanlı Âlimlerinden ve Evliyâdan Hâdimî (rahmetullâhi aleyh) diyor ki:
Dünyayı sevmek her hatanın başı ve ondan uzaklaşmak her fazîletin esası olduğuna göre dünyaya kalben meyletmemelisin. Dünya meşgaleleri, seni Mevlâ’nın yolundan alıkoymasın.
Ben merhum pederimi kabre defnettikten sonra rüyamda gördüm, kendisinden nasîhat istedim, bana şöyle dedi:
“Benim şu hâlim sana kâfî nasîhattir. Bak dünyadan hiçbir şey yanımda getirebildim mi?
Eğer sen bütün ihtiyaçlarını dünya ehlinden istersen her şeye muhtaç olursun, sana yetecek şeyi kazanmaya muvaffak olamazsın, hiç bir zaman da rezaletten kurtulamazsın. Eğer dünyaya karşı gönlün zengin olursa bütün ihtiyaçlarını Rabbine arzeder, hiç kimseye muhtaç olmazsın. Belki herkes, hatta padişahlar bile sana muhtaç olur.”
Sonra bana şöyle dedi: “Haydi kalk, vaktini zâyi etme…”
İşte bu sözler, bütün nasîhatlerin özüdür. Eğer bunlarla amel edersen, başka nasîhate ihtiyaç duymazsın.
(en-Nesâyih ve’l-Vesâya’l-Mübâreke, Hâdimî)


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder