26 Ocak 2021 Salı

KÜFÜR VE NİFAKIN ZİRVEYE ÇIKTIĞI DECÂCİLE ZAMANINDA EMR-İ BİL MÂRUF, NEHY-İ ANİL MÜNKER NASIL YAPILIR.


Aslında bu mevzu çok uzun olup, kısaca ve özetle izah edeceğim.
♦️Ayeti kerime ve hadisi şerifler ile sabit oldu ki, Emr-i bil mâruf (iyiliği emretmek) nehy-i anil münker (kötülükten menetmek) vazifesi her Müslümanın uhdesinde bir mesuliyet olup farz-ı kifâye bir ibâdettir.
♦️Kişi, emr-i bil mâruf nehy-i anil münker vazifesine evvela kendi nefsinden başlayarak hâl ve gavlini şer-i şerife mütenasip eyleyip, nefsânî ve şehevânî arzu ve dürtülere karşı nefsini dizginlemelidir.
♦️Aşağıda paylaşmış olduğum ayeti kerimede Hz Allah mealen;
"Hayra ve İslam'a davet eden, iyiliği emredip kötülükten meneden bir grup sizden bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir" buyurmuştur.
Ayeti kerimesinin dêl bil işâre manasından anlaşılacağı üzere,
İçerisinden bir grup iyilikleri emredip kötülüklerden menetmeyen topluluklar, kurtuluşa eremeyip, Hz Allah'ın azabına dûçar olurlar.
Nitekim Lut Aleyhisselam'ın kavmi içindeki iyi kimseler, Emr-i bil mâruf nehy-i anil münker vazifesini yerine getirmediklerinden dolayı Hz Allah hepsini helak etmiştir.
Yine peygamber efendimiz (s.a.v) "sizden biriniz bir kötülük görürse, gücü yetiyorsa eli ile o kötülüğe engel olsun. Buna gücü yetmiyorsa konuşarak dil ile o kötülüğe engel olsun. Bunada gücü yetmezse kötülük yapanlara kalben buğz etsin. Bu ise imanın en aşağı derecesidir" buyurmuşlardır.
♦️Peki küfür ve nifâkın zirvede olduğu, günahların ve haramların devlet eliyle teşvik edilip yasalaştığı decâcile zamanında, herhangi bir kötülük karşısında değil kuvvet kullanarak el ile o kötülüğe mâni olmak, dil ile bile mani olmaya çalışmak birçok sıkıntı ezâ ve cefâyı müstelzim oluyorsa, emr-i bil mâruf nehy-i anil münker vazifesi nasıl yapılmalıdır?
👉İsmail Hakkı Bursevî hazretleri bu mevzuyu ruhul beyan tefsirinde şöyle izah ediyor;
Zamanın mekanın ve yöneticilerin değişmesiyle, emr-i bil mâruf nehy-i anil münkerde zamana ve şartlara göre değişiklik gösterebilir.
Küfrün ve nifakın en şiddetli olduğu bir zamanda, emr-i bil mâruf nehy-i anil münker vazifesini îfâ etmek çok zor olup kötülüğe mani olmak mümkün olmuyorsa, iyilerin yanında yer alıp Allah yolunda, ya okutan, ya okuyan yada bunları sevip onlara yardımcı olmak lazım gelir.
Yani bir müslümanın dinini en mükemmel bir mânâda öğrenip, ahkâmı şeriyye üzerine yaşamak için talebe olması (hem kendisi, hemde çoluk çocuğuna ehli sünnet itikadını öğretmesi), yada muallim olması, veyahut bu her iki zümreye yardımcı olup onlara muhabbet etmeside, emr-i bil mâruf nehy-i anil münker dir.
Şan, şöhret, makam, mevki ve itibar kaybından korktukları için bilerek zalimin yanında olup, onun zulmüne sessiz kalanlar apaçık dalâlettedirler.
Zalimin yanında yer almıyor fakat "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" kabîlinden hak ve hakikat üzere olup hakkın bâtıl üzerine galip gelmesi için Allah yolunda mücadele veren ebrar'ın (iyilerin) yanında olmayanlarda çok büyük hüsrandadırlar.
🌹"Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki, ya iyiliği emreder kötülüğe engel olursunuz, yada Allah, yakında umumi bir bela verir. O zaman dua edersiniz, fakat duanız kabul olmaz." (Hadisi şerif)
Hilmi Özer


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder