Aslında bu mevzu çok uzun olup, kısaca ve özetle izah edeceğim.
"Hayra ve İslam'a davet eden, iyiliği emredip kötülükten meneden bir grup sizden bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir" buyurmuştur.
Ayeti kerimesinin dêl bil işâre manasından anlaşılacağı üzere,
İçerisinden bir grup iyilikleri emredip kötülüklerden menetmeyen topluluklar, kurtuluşa eremeyip, Hz Allah'ın azabına dûçar olurlar.
Nitekim Lut Aleyhisselam'ın kavmi içindeki iyi kimseler, Emr-i bil mâruf nehy-i anil münker vazifesini yerine getirmediklerinden dolayı Hz Allah hepsini helak etmiştir.
Yine peygamber efendimiz (s.a.v) "sizden biriniz bir kötülük görürse, gücü yetiyorsa eli ile o kötülüğe engel olsun. Buna gücü yetmiyorsa konuşarak dil ile o kötülüğe engel olsun. Bunada gücü yetmezse kötülük yapanlara kalben buğz etsin. Bu ise imanın en aşağı derecesidir" buyurmuşlardır.
Zamanın mekanın ve yöneticilerin değişmesiyle, emr-i bil mâruf nehy-i anil münkerde zamana ve şartlara göre değişiklik gösterebilir.
Küfrün ve nifakın en şiddetli olduğu bir zamanda, emr-i bil mâruf nehy-i anil münker vazifesini îfâ etmek çok zor olup kötülüğe mani olmak mümkün olmuyorsa, iyilerin yanında yer alıp Allah yolunda, ya okutan, ya okuyan yada bunları sevip onlara yardımcı olmak lazım gelir.
Yani bir müslümanın dinini en mükemmel bir mânâda öğrenip, ahkâmı şeriyye üzerine yaşamak için talebe olması (hem kendisi, hemde çoluk çocuğuna ehli sünnet itikadını öğretmesi), yada muallim olması, veyahut bu her iki zümreye yardımcı olup onlara muhabbet etmeside, emr-i bil mâruf nehy-i anil münker dir.
Şan, şöhret, makam, mevki ve itibar kaybından korktukları için bilerek zalimin yanında olup, onun zulmüne sessiz kalanlar apaçık dalâlettedirler.
Zalimin yanında yer almıyor fakat "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" kabîlinden hak ve hakikat üzere olup hakkın bâtıl üzerine galip gelmesi için Allah yolunda mücadele veren ebrar'ın (iyilerin) yanında olmayanlarda çok büyük hüsrandadırlar.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder